Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın biyosidal (Tip 18) haşere ilaçlarının ruhsatlandırılmasında yıllardır uygulanan Avrupa Birliği uyumlu bilimsel güvence sistemini değiştirdiği yönündeki iddialar, kamuoyunda ciddi tartışma yarattı.
Edinilen bilgilere göre, 2018 yılından bu yana uygulanan sistemde yalnızca biyosidal ürünün aktif maddesi değil, bu aktif maddeyi üreten firmanın da Avrupa Kimyasallar Ajansı (ECHA) başta olmak üzere uluslararası bilimsel güvence mekanizmaları kapsamında kayıtlı ve değerlendirilmiş olması aranıyordu.
Söz konusu uygulama; güvenilir hammadde kullanımını teşvik etmeyi, bilimsel denetimi güçlendirmeyi ve halk sağlığını korumayı amaçlıyordu.
Ancak sektör kaynakları, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın bu uygulamayı değiştirdiğini, Avrupa Birliği ülkeleri ile Türkiye’de yaygın şekilde uygulanan ECHA uyum kriterlerinin artık ruhsatlandırma süreçlerinde aranmadığını öne sürüyor.
Sağlık Bakanlığı Aynı Kriterleri Uygulamaya Devam Ediyor
Dikkat çeken bir diğer unsur ise, Sağlık Bakanlığı’nın biyosidal (Tip 18) ürün alımlarında ECHA kriterlerini esas almayı sürdürmesi.
Buna karşın Tarım Bakanlığı’nın farklı bir uygulamaya geçtiği iddiası, devlet kurumları arasında aynı ürün grubuna ilişkin farklı güvenlik standartlarının oluştuğu yönünde soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.
İddialara göre yeni uygulamayla birlikte aktif maddenin üreticisinin uluslararası bilimsel kayıt sistemleri kapsamındaki değerlendirmeleri ruhsatlandırma açısından dikkate alınmıyor.
“Mesele Ticaret Değil, Halk Sağlığı”
Konuya yakın sektör temsilcileri, tartışmanın herhangi bir şirketin ticari çıkarından ibaret olmadığını belirterek asıl meselenin bilimsel denetim, çevre güvenliği ve halk sağlığının korunması olduğunu ifade ediyor.
Temsilciler, Türkiye’nin de Avrupa Birliği uyum süreci kapsamında biyosidal ürünlerde ECHA kriterlerini uyguladığını, aktif maddenin yanında üreticinin de kayıtlı olmasının uluslararası bilimsel güvence sisteminin temel taşlarından biri olarak kabul edildiğini vurguluyor.
Denetim Kurulu’nun Rolü Neden Değişti?
İddialar bununla da sınırlı değil.
Tarım Bakanlığı’nın, geçmişte teknik değerlendirmelerde önemli rol üstlenen Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu’nun yetki ve etkinliğini de değiştirdiği öne sürülüyor.
Bu değişikliğin hangi teknik raporlara dayanılarak yapıldığı ise henüz kamuoyuna açıklanmış değil.
Kamuoyu Şu Sorulara Yanıt Bekliyor
Tartışmaların odağında ise şu sorular bulunuyor:
• 2018 yılından beri uygulanan Avrupa Birliği uyumlu bilimsel sistem neden değiştirildi?
• ECHA kriterlerinin ruhsatlandırma süreçlerinden çıkarılmasının bilimsel gerekçesi nedir?
• Bu değişiklik hangi bilimsel raporlara dayandırıldı?
• Bağımsız akademisyenlerin, toksikoloji uzmanlarının ve ilgili bilim kurullarının görüşü alındı mı?
• Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu’nun teknik rolü neden değiştirildi?
• Halk sağlığı ve çevre açısından kapsamlı bir risk analizi yapıldı mı?
• Sağlık Bakanlığı aynı kriterleri uygularken Tarım Bakanlığı neden farklı bir yol izliyor?
Gözler Tarım Bakanlığı’nda
Söz konusu iddialar yalnızca bir ruhsatlandırma prosedürünün değişmesi olarak değerlendirilmiyor.
Uzmanlara göre konu; bilimsel denetim mekanizmalarının işleyişi, Avrupa Birliği standartlarıyla uyumun sürdürülmesi, çevrenin korunması ve doğrudan halk sağlığıyla ilgili.
Bu nedenle kamuoyunun beklentisi, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın iddialara ilişkin ayrıntılı teknik açıklama yapması, değişikliğin hangi bilimsel gerekçelere dayandığını ortaya koyması ve kamuoyunda oluşan soru işaretlerini şeffaf biçimde gidermesi yönünde.
Kıbrıs Postası olarak, kamu yararını ilgilendiren bu konuda Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın vereceği açıklamalara aynı şekilde yer vermeye hazır olduğumuzu da kamuoyuna duyururuz.
Tarım Bakanlığı AB uyumlu bilimsel sistemi neden değiştirdi? Halk sağlığı tartışması büyüyor yazısı ilk önce Nokta Kıbrıs üzerinde ortaya çıktı.



