Güzellik,  iyi olma hâlinin bir parçasıdır

Hasan Hastürer, Doç. Dr. Yeşim Üstün’le güzelliği ve daha güzel görünmeyi tüm yönleriyle konuştu

Doç Dr. Yeşim Üstün’le güzellik üzerine keyifli ve de verimli bir sohbet yaptık… Sözü fazla uzatmadan, soru ve yanıtlarla söyleşiyi sizlerle paylaşıyorum.

HASTÜRER: İnsanlar neden daha güzel görünmek ister? Bu sorunun yanıtı yalnızca aynada gördüğümüz yüzümüzde mi saklıdır?

ÜSTÜN: Bence güzellik isteği yalnızca aynada gördüğümüz görüntüyle ilgili değildir. İnsan kendini iyi, bakımlı ve özgüvenli hissetmek ister. Bazen küçük bir bakım bile kişinin kendisine ayırdığı zamanı ve verdiği değeri temsil eder. Bu nedenle güzelliği yalnızca fiziksel görünüm olarak değil, iyi olma hâlinin bir parçası olarak değerlendirmek gerekir.

HASTÜRER: İnsan, başkalarının bakışında kendisini daha değerli hissetmek için mi güzelleşmeye çalışır?

ÜSTÜN: Elbette beğenilme arzusu insan doğasının bir parçasıdır. Ancak sağlıklı olan, kişinin güzellik uygulamalarını öncelikle kendisi için yaptırmasıdır. Başkalarının onayı için sürekli değişmeye çalışmak yerine, kişinin kendi bedenini tanıması ve kendisini iyi hissettirecek bakımları tercih etmesi önemlidir.

HASTÜRER: Güzellik salonlarının kapısında bekleyen kadınlara, berber koltuğunda değişim arayan erkeklere baktığımızda ne görüyoruz?

ÜSTÜN: Aslında artık güzellik ve kişisel bakımın yalnızca kadınlara ait olmadığını görüyoruz. Erkekler de cilt bakımından saç bakımına kadar birçok uygulamaya ilgi gösteriyor. Ben burada sadece “güzel görünme” isteğini değil; bakımlı olma, yenilenme ve kendine zaman ayırma ihtiyacını görüyorum.

HASTÜRER: Bakımlı olma isteğini mi, beğenilme arzusunu mu, yoksa yaşlanmaya ve zamanın izlerine karşı sessiz bir direnişi mi?

ÜSTÜN: Bence hepsinden bir miktar var. Fakat son yıllarda özellikle sağlıklı yaş alma kavramının öne çıktığını düşünüyorum. İnsanlar yaşlanmayı tamamen durduramayacaklarını biliyorlar; ancak daha sağlıklı, dinamik ve bakımlı yaş almak istiyorlar. Burada güzellik sektörünün görevi yaşlanmayı bir kusur gibi göstermek değil, kişiye doğru ve güvenli bakım seçenekleri sunmaktır.

HASTÜRER: Estetik operasyonlara ilgi neden her geçen gün artıyor?

ÜSTÜN: Teknolojinin gelişmesi, uygulamaların çeşitlenmesi ve sosyal medyanın etkisi önemli faktörler. Eskiden estetik müdahaleler daha sınırlı bir kesimin gündemindeyken bugün çok daha görünür hâle geldi. Ancak burada doğru beklenti oluşturmak çok önemli. Estetik müdahale kişinin bütün sorunlarını çözen bir araç olarak görülmemeli.

HASTÜRER: İnsanlar gerçekten kendileri için mi değişmek istiyor?

ÜSTÜN: Bunun cevabı kişiden kişiye değişir. Kimi gerçekten kendisini daha iyi hissetmek için değişiklik isterken kimi sosyal çevrenin veya sosyal medyanın etkisiyle hareket edebiliyor. Bu nedenle kişi önce kendisine “Ben bunu gerçekten istiyor muyum, yoksa benden beklenen görüntüye mi ulaşmaya çalışıyorum?” diye sormalıdır.

HASTÜRER: Sosyal medyanın dayattığı yüzlere, bedenlere ve ölçülere yetişme çabası var mı?

ÜSTÜN: Kesinlikle böyle bir etki var. Özellikle filtreler ve yoğun biçimde düzenlenmiş fotoğraflar, gerçekçi olmayan güzellik standartları yaratabiliyor. Her yüzün, her bedenin kendine özgü bir yapısı vardır. Güzellik tek bir yüz şekline, kiloya veya ölçüye indirgenemez.

HASTÜRER: Bir insan burnunu, dudaklarını, göğsünü ya da yüzünü değiştirdiğinde aslında neyi değiştirmek istiyor?

ÜSTÜN: Bazen fiziksel olarak rahatsız olduğu bir özelliğini, bazen de o özelliğin kendisinde oluşturduğu duyguyu değiştirmek istiyor. Burada kişinin beklentisinin gerçekçi olması çok önemli. Fiziksel bir değişiklik kişinin kendisini daha iyi hissetmesine katkı sağlayabilir ama tek başına kişinin bütün hayatını veya özdeğerini değiştiremez.

HASTÜRER: Toplumun güzellik anlayışı ne kadar güçlü?

ÜSTÜN: Oldukça güçlü. Güzellik algısı tarih boyunca toplumdan topluma ve dönemden döneme değişmiştir. Bir dönemin ideal kabul ettiği beden başka bir dönemde ideal olmayabiliyor. Bu bile bize güzellik standartlarının mutlak olmadığını gösteriyor. Bu nedenle ben eğitimlerimde de tek tip güzellik anlayışından uzak durulması gerektiğini vurguluyorum.

HASTÜRER: Güzel görünmek artık bir tercih olmaktan çıkıp sosyal bir zorunluluk hâline mi geliyor?

ÜSTÜN: Özellikle sosyal medya çağında böyle bir baskının oluştuğunu söyleyebiliriz. Sürekli iyi, genç, fit ve kusursuz görünme beklentisi yaratılıyor. Oysa kişisel bakım bir zorunluluk değil, kişinin kendi tercihi olmalıdır.

HASTÜRER: Güzellik salonlarına ve estetik merkezlerine harcanan paralar insanların öncelikleri hakkında bize ne söylüyor?

ÜSTÜN: Kişisel bakım artık birçok insanın yaşam tarzının bir parçası. İnsanlar kendilerine yatırım yapmayı önemsiyor. Ancak bunun bilinçli tüketim çerçevesinde olması gerektiğini düşünüyorum. Daha pahalı veya daha fazla işlem her zaman daha iyi sonuç anlamına gelmez. İhtiyaca uygun, güvenli ve doğru uygulama önemlidir.

HASTÜRER: İnsanlar yaşlanmaktan korkuyor mu?

ÜSTÜN: Bence insanların önemli bir kısmı yaşlanmanın kendisinden çok, yaşlanmayla ilişkilendirilen fiziksel değişimlerden ve toplumsal algılardan endişe ediyor. Oysa hedef yaşlanmamak değil, sağlıklı ve iyi yaş almak olmalıdır.

HASTÜRER: Estetik operasyonlar ve güzellik sağlayıcı dokunuşlar insanın özgüvenini gerçekten artırıyor mu, yoksa kısa süreli bir memnuniyetin ardından yeni bir kusur arayışı mı başlıyor?

ÜSTÜN: Doğru kişiye, doğru nedenle ve doğru beklentiyle yapılan uygulamalar kişinin kendisini daha iyi hissetmesine katkı sağlayabilir. Ancak kişi sürekli kendisinde yeni bir kusur arıyorsa burada yalnızca dış görünüşü değiştirmek yeterli olmayabilir. Güzellik uygulamalarında ölçü, doğallık ve etik yaklaşım çok önemlidir.

HASTÜRER: Güzellik uğruna sağlığımızı, doğallığımızı ve kendimize ait özellikleri ne kadar feda etmeye hazırdır insanlarımız?

ÜSTÜN: Bence hiçbir güzellik uygulaması sağlığın önüne geçmemelidir. Ben hem akademisyen hem de sektörün içinde biri olarak özellikle bunu vurguluyorum: Önce sağlık, sonra estetik. Bilimsel temeli olmayan, kişinin sağlığını riske atan veya yetkisiz kişiler tarafından yapılan uygulamalardan kaçınılmalıdır.

HASTÜRER: Dokunuşlarla bir gün herkes birbirine benzediğinde, güzellik dediğimiz şeyin anlamı ne olacak?

ÜSTÜN: Bence güzelliğin en önemli taraflarından biri farklılıktır. Aynı burun, aynı dudak, aynı kaş ve aynı yüz şekli güzelliği zenginleştirmez; aksine bireyselliği azaltabilir. İyi bir güzellik yaklaşımı insanı başka birine dönüştürmek değil, kişinin kendine özgü özelliklerini koruyarak en iyi hâlini ortaya çıkarmaktır.

HASTÜRER: İnsan daha güzel görünmek isterken, kendisi olmaktan uzaklaşmıyor mu?

ÜSTÜN: Ölçü kaybolduğunda böyle bir risk var. Bu nedenle “değiştirmek” yerine “iyileştirmek ve korumak” yaklaşımını daha doğru buluyorum. Kişi aynaya baktığında hâlâ kendisini görmeli.

HASTÜRER: Size gelenlerin önceliği nedir?

ÜSTÜN: Bize gelen kişilerin öncelikleri yaşa ve ihtiyaca göre değişiyor. Cilt kalitesini artırmak, daha bakımlı görünmek, yaşlanma belirtilerini azaltmak, el-ayak ve tırnak bakımı, kaş-kirpik uygulamaları, bölgesel bakım ve kişisel bakım uygulamaları gibi farklı talepler olabiliyor. Bizim için önemli olan önce kişinin ihtiyacını doğru belirlemek, sonra uygun bakım programını oluşturmaktır.

HASTÜRER: Güzellik merkezinde neler yapıyorsunuz, en çok ilgi nereye?

ÜSTÜN: Beauty and Beyond’da kişisel bakım ve güzellik alanında çok farklı uygulamalar gerçekleştiriyoruz. Cilt bakımları, Hydrafacial, karbon peeling, Dermapen ve farklı cilt yenileme bakımları; jel tırnak, manikür-pedikür, kaş-kirpik uygulamaları, bölgesel bakım uygulamaları ve çeşitli kişisel bakım hizmetlerimiz bulunuyor.

Son yıllarda özellikle doğal görünümü koruyan, kişinin günlük hayatına hızlı dönebildiği bakım uygulamalarına ilginin arttığını gözlemliyorum.

HASTÜRER: Merkezinize gelen en küçük ve en yaşlı birey arasında yaş farkı nedir?

ÜSTÜN: Biz güzelliği yalnızca belirli bir yaş grubuna ait görmüyoruz. Çocuklara yönelik özel etkinliklerimizde mini manikür ve pedikür gibi yaşa uygun bakım deneyimleri sunarken ileri yaş grubunda da kişinin ihtiyacına uygun bakım uygulamalarımız bulunuyor. Dolayısıyla oldukça geniş bir yaş aralığına hitap ediyoruz. Burada temel kriterimiz yaşa uygunluk, hijyen, güvenlik ve doğru uygulamadır.

HASTÜRER: Güzellik konusu artık akademi dünyasında da yer alıyor. Üniversitelerimizde bu konuda hangi bölümler var? Sizin çalışmalarınız bu bağlamda neler içeriyor?

ÜSTÜN: Güzellik sektörü artık yalnızca uygulamaya dayalı bir alan olmaktan çıktı. Bilimsel bilgi, teknoloji, hijyen, sağlık, kozmetik bilimi ve mesleki eğitimle birlikte değerlendirilmesi gereken çok disiplinli bir alan haline geldi.

Bugün üniversitelerimizde Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri adı altında ön lisans programlarımız bulunuyor. Ben de Yakın Doğu Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Bölüm Başkanı olarak uzun yıllardır bu alanın akademik boyutunun güçlenmesi için çalışmalar yürütüyorum.

Biz öğrencilerimize yalnızca “bir uygulama nasıl yapılır?” sorusunun cevabını öğretmiyoruz. Öncelikle neden ve hangi koşullarda yapılır, kimlere uygulanmaz, hijyen ve sterilizasyon nasıl sağlanır, kullanılan ürün ve cihazların çalışma prensipleri nelerdir? bunları öğretiyoruz.

Çalışmalarım da ağırlıklı olarak güzellik hizmetlerinde eğitim, hijyen ve sterilizasyon, teknolojik cihazlar, lazer epilasyon, kozmetik ürünler, dijital öğrenme, sürdürülebilirlik, mesleki motivasyon ve kariyer planlaması gibi konuları kapsıyor.

Benim özellikle üzerinde durduğum nokta şu: Güzelliği bilimden ayırmamak gerekiyor. Çünkü insan cildiyle, saçıyla ve bedeniyle çalışıyorsanız yaptığınız işin mutlaka bilimsel bir altyapısı olmalıdır.

HASTÜRER: Uluslararası etkinliklere katılıyorsunuz. Bu tür etkinliklerden neler alıyorsunuz? Yaptığınız çalışmalarla siz nasıl katkı sağlıyorsunuz?

ÜSTÜN: Uluslararası kongre, konferans, fuar ve mesleki organizasyonlara mümkün olduğunca katılmaya çalışıyorum. Çünkü güzellik sektörü teknolojiyle birlikte çok hızlı değişiyor. Yeni cihazlar, yeni uygulamalar, yeni eğitim modelleri ve yeni yaklaşımlar sürekli karşımıza çıkıyor.

Bu etkinliklerden öncelikle bilgi ve vizyon alıyorum. Dünyada güzellik eğitimi nereye gidiyor, mesleki standartlar nasıl değişiyor, hangi teknolojiler öne çıkıyor, bunları yakından görme fırsatı buluyorum.

Ama benim için bu etkinliklerin ikinci bir yönü daha var: Sadece almıyoruz, biz de üretiyor ve katkı koyuyoruz.

Yaptığımız akademik araştırmaları uluslararası platformlarda sunuyoruz. Güzellik hizmetlerinde hijyenden mesleki eğitime, öğrencilerin kariyer planlamasından dijital öğrenmeye, sağlık turizminden sürdürülebilirliğe kadar farklı konulardaki çalışmalarımızı paylaşıyoruz.

Dolayısıyla ben bu etkinlikleri karşılıklı bir bilgi alışverişi olarak görüyorum. Oradan aldığım yenilikleri öğrencilerime ve sektöre taşıyorum; burada yaptığımız bilimsel ve akademik çalışmaları da uluslararası platformlara taşıyorum.

En önemlisi de Kuzey Kıbrıs’ta güzellik eğitiminin ve sektörünün geldiği noktayı uluslararası ortamlarda temsil ediyorum.

HASTÜRER: Elimizde olmadan Güney Kıbrıs’la bir kıyas yapıyoruz. Güzellik salonları bakımından Güney Kıbrıs ile Kuzey Kıbrıs’ı nasıl kıyaslarsınız?

ÜSTÜN: Aslında her iki tarafta da güzellik ve kişisel bakım sektörüne ciddi bir talep olduğunu görüyoruz. Ancak özellikle mesleğin yasal tanımı, eğitim ve mesleki yeterlilik standartları açısından bazı farklılıklar var.

Güney Kıbrıs’ta estetisyenlik mesleğinin icrası daha belirgin bir kayıt ve yeterlilik sistemi içerisinde yürütülüyor. Mesleği icra edebilmek için ilgili sicile kayıt gerekiyor ve belirli yükseköğretim/eğitim yeterlilikleri aranıyor.

Kuzey Kıbrıs’ta ise sektörümüz oldukça hızlı büyüdü. Çok başarılı işletmelerimiz, çok iyi yetişmiş uzmanlarımız ve teknolojiyi yakından takip eden merkezlerimiz var. Hatta birçok işletmemizin cihaz, hizmet çeşitliliği ve uygulama kalitesi açısından son derece güçlü olduğunu düşünüyorum.

Ancak bizim geliştirmemiz gereken taraf standardizasyon.

Ben Kuzey-Güney karşılaştırmasını “kim daha iyi?” şeklinde yapmayı doğru bulmuyorum. Bizim asıl sormamız gereken soru şu:

Kuzey Kıbrıs’ta güzellik sektörünü nasıl daha eğitimli, denetlenebilir, standartları belirlenmiş ve profesyonel bir yapıya dönüştürebiliriz?

Bence üniversiteler, sektör temsilcileri ve ilgili kurumlar birlikte hareket ederek eğitim, hijyen, mesleki yeterlilik ve uygulama standartlarını daha da güçlendirmelidir.

HASTÜRER: Profesyonellik bu alanda çok önemli. Güzellik salonu açmak kolay mı? Biraz yalın olacak ama “merdiven altı” çalışanlar var mı?

ÜSTÜN: Bence sektörümüzün en önemli konularından biri tam olarak bu.

Bir işletmenin kapısını açmakla profesyonel güzellik hizmeti sunmak aynı şey değildir.

Çünkü güzellik uzmanı doğrudan insanla, ciltle ve vücutla çalışıyor. Hijyen ve sterilizasyon kurallarını bilmeniz, cihazları doğru kullanmanız, kozmetik ürün içeriklerini tanımanız, uygulamaların endikasyon ve kontraendikasyonlarını bilmeniz gerekiyor.

Elbette sektörde eğitimini almış, kendisini sürekli geliştiren ve son derece profesyonel çalışan çok değerli uzmanlarımız var. Ancak yeterli eğitim almadan, uygun olmayan ortamlarda veya yetkinliğinin dışına çıkarak hizmet sunan kişilerle de karşılaşabiliyoruz.

Burada özellikle “merdiven altı” kavramından ziyade kayıt dışı ve yeterliliği sorgulanması gereken uygulamalar üzerinde durmayı tercih ediyorum.

Çünkü konu sadece haksız rekabet değildir; aynı zamanda insan sağlığıdır.

Bir uygulamanın sosyal medyada popüler olması, herkes tarafından yapılabileceği anlamına gelmez. Cihazı satın almak da kişiyi o cihazın uzmanı yapmaz.

Ben yıllardır öğrencilerime de sektör temsilcilerine de aynı şeyi söylüyorum:

Önce eğitim, sonra uygulama.

Güzellik sektörünün geleceğinin de burada olduğuna inanıyorum. Eğitimli uzman, bilimsel bilgi, doğru uygulama, hijyen, etik ve sürekli mesleki gelişim…

Çünkü artık güzellik sektöründe sadece “güzel sonuç” yeterli değil; güvenli, bilimsel ve profesyonel sonuç gerekiyor.

HASTÜRER: Söyleşinin sonuna geldik… Ne diyeceksiniz?

ÜSTÜN: “Ben güzelliği insanı değiştirmek olarak değil, insanın kendine özgü özelliklerini koruyarak kendisinin en iyi hâline ulaşmasına yardımcı olmak olarak görüyorum. Güzellik sektörünün geleceği de daha fazla işlem yapmakta değil; bilimsel, etik, güvenli ve bilinçli uygulamalar sunmaktadır.”

Güzellik,  iyi olma hâlinin bir parçasıdır yazısı ilk önce Nokta Kıbrıs üzerinde ortaya çıktı.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir