Lefkoşa, 8 Kasım 26 (TAK): BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin, “İlerlemenin önündeki en büyük engelin iç siyaset ve seçimler” olduğuna dikkat çekerek, “Kıbrıslı Rumlar, bu süreçten bir şey elde etmek isteseler, başkanlık seçimlerini biraz ötelemeyi düşünebilirlerdi.” dedi.
Politis Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’le yarın Lefkoşa eski havalimanında gerçekleşecek görüşmesi öncesinde cuma günü Holguin’le yaptığı söyleşiyi;“Holguin’den Kritik Üçlü Görüşme Öncesinde Politis’e Söyleşi…. Barikatlar ve Mayın Temizliği Masada” başlığıyla manşete çekti.
İlk sorusunun, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in iddia ettiği gibi, hafta sonu açıklama beklenmesi gerekip gerekmediği olduğuna işaret eden gazete, Holguin’in “Açıklama yapılacaksa pazartesi günü yapılacak. Pazartesinden önce hiçbir şey yok” dediğini aktardı.
Olumlu gelişme olursa iki liderin, Holguin ile görüşmeleri çerçevesinde açıklayacak küçük bir GYÖ paketi olacağına işaret edilen habere göre Holguin, bu küçük paketin öz ya da metodoloji değil Güven Yaratıcı Önlemler ile ilgili olacağı ve kesinleştirilmesi halinde çevre, mikroplastikler, kültürel miras ve kriz veya afet durumlarında derhal tepki göstermek üzere iki taraflı acil müdahale grubu kurulması ile afet yönetimi konularını da içereceği izahında bulundu.
Holguin 4 yeni geçiş noktasının Kiracıköy-Gaziler-Eylence, Haspolat, Akıncılar-Limbia ve Gambo-Gemikonağı olduğu bilgisini vererek, “Ancak henüz evet denmedi” ifadesini kullandı. İlgili soru üzerine Holguin, Erenköy’ün hiç masada olmadığına dikkat çekti. Kıbrıs Türk tarafının Erenköy’ün asla seçenek olmadığını açıkca ortaya koyduğunu ve Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’in Erenköy’e alternatif olarak Gambo-Gemikonağı önerisini daha birkaç hafta önce sunduğunu söyledi.
Mayın temizliği konusunda Kıbrıs Türk basınında yer alan 70 bin metrekarelik alanda temizlik yapılabileceği konusunun paket içerisinde olduğu haberini doğrulayan Holguin, bu konunun da henüz kapatılmadığını kaydetti.
Holguin, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın, Genel Sekreter’in liderlerin 7 öneriye odaklanmasını istediği açıklaması sorulduğunda, 2025’teki gayriresmi genişletilmiş görüşmedeki ilke anlaşmasına atıf yaptı ve vatandaşlık konusunun, Rum tarafının tek yanlı kararı olduğundan GYÖ olamayacağını, spor konusunda da AB’nin bazı iki toplumlu maçlar düzenlemesine rağmen Rum tarafının bu önerinin geliştirilmesini kabul etmediğini söyledi.
Holguin, Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’in eylül ayında sözlü olarak sunulan 19 önerisine değinirken iki liderin Pile festivaline katılması ve iki toplumlu 3 iki toplumlu komitenin görüşmesi gibi bazı önerilerin halihazırda gerçekleştiğini anımsattı. “Ancak elimizde 19 madde yok.” diyen Holguin, gerek kendisinin gerek Cumhurbaşkanı Erhürman’ın yazılı liste istediğini ancak cevap alamadıklarını kaydetti.
Rum tarafının, Maraş’ın Rumlara verilmek üzere BM denetimine verilmesi ve karşılığında Gazi Mağusa Limanı’nın Avrupa gözetiminde ticarete açılması önerisi sorulduğunda Holguin, “İstesek de istemesek de Türk askeri olduğu için Türkiye’nin kararı olan bazı meseleler var.” dedi.
Önemli GYÖ’lerin ortamı değiştirip değiştiremeyeceği sorusuna Holguin, “Evet, tabii. Pazartesi günü 4 barikat konusunda açıklama yapabileceğimiz konusunda bu yüzden iyimserim. Bu, halka biraz enerji veren bir şey.” cevabını verdi.
Holguin’e BM’nin, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın KKTC ziyaretinin maksadını bilip bilmediği soruldu. Bilmediğini, Fidan ile yazdan beridir görüşmediğini söyleyen Holguin, son görüşmelerinde Türkiye’nin ilerleme sağlanması için esneklik gösterebileceği izlenimi edinip edinmediği sorusuna karşılık da, “İlerleme olsaydı, belki evet. Ancak Lefkoşa’daki liderlerden somut hareket istediler” dedi.
Yarınki görüşmede iki liderden, ilerleme sağlanabilmesi için şimdikinden farklı yaklaşım izlemelerini isteyeceğini belirten Holguin, liderlerden, resmi müzakereler için çerçeve oluşturacak prosedürel adımlar üzerinde çalışmalarını; takvim, gündem ve çıkmazı aşma mekanizması gibi konularda anlaşmalarını isteyeceğini kaydetti.
Holguin, BM tarafından hazırlanan yakınlaşmaları taraflarla paylaşmayacaklarını kaydetti. Geçmişte Alexander Downer’in yakınlaşmaları taraflar ve garantörlerle paylaştığını hatırlatarak “ne oldu? Büyük bir kaos. BM, Downer döneminde olanın tekrarlanmasını istemiyor.” vurgusunu yaptı.
“Geçmişin ağırlığı Kıbrıs’ta büyük bir mesele. Liderler müzakerelere bu yakınlaşmaların ağırlığı olmadan başlasalar, Guterres’in belirlediği 6 temel nokta üzerinde geleceğe bakarak çabalasalar ne olurdu?” diye soran Holguin şunları da ekledi:
“İhtiyaç olursa, yakınlaşmalar var. Ancak bugün yarlı görülsün ya da görülmesin, çeşitli unsurlar içeren yaklaşık 200 sayfalık yakınlaşmalarla başlamak yerine neden ne istedikleri, nereye gitmek istedikleri konusunda bir görüşmeye başlamasınlar. İki tarafın görüşleri nelerdir? Her ikisi de Crans Montana’daki gibi güçlü bir federasyona mı dönmek istiyor? Varış limanı neresi? Son varış noktanızı bilirseniz içeri girmeniz daha kolay olur. Bu konu iki lider arasında görüşülmeli” dedi.
Holguin, liderlerin yarınki üçlü görüşmede bir GYÖ paketi açıklaması halinde bundan sonra atılacak adımların neler olacağının, BM Genel Sekreteri’nin ne yapacağına dair kararına ve programına bağlı olduğunu belirtti. Kendi kişisel tercihinin, nasıl başlayacağını ve gündeminin ne olacağını belirleyerek gelecekteki görüşmelere çerçeve oluşturması için prosedürel adımları netleştirmek üzere liderlerin Guterres ile 2+1 formatında görüşmesi olduğunu kaydeden Holguin, “Ardından, müzakereleri başlatmak hedefiyle garantör ülkelerle 5+1 formunda bir konferans düzenlenebilir, bu gerek Sayın Guterres ile gerek bir sonraki Genel Sekreter ile olabilir” dedi.
Holguin, Guterres’in kasım ayı boyunca seyahatlerde olacağını Kıbrıs sorunuyla ilgili olası görüşmeler için sadece, ardılının geçiş dönemi hazırlıklarına da angaje olacağı aralık ayına bıraktığını söyledi.
BM’nin başarısız çabaları ortadayken yeni Genel Sekreter’in görevine Kıbrıs sorunuyla başlamayı düşünüp düşünmeyeceği sorulan Holguin “Biliyorsunuz, barikatlar için bir yıl harcadılar. 5+1’e varabilmemiz için de Guterres GYÖ’lerde, metodolojide ve özde ilerleme istedi” cevabını verdi.
Holguin, Guterres gittiğinde kendisinin mevkiinde kalıp kalmayacağı sorusuna “3-4 ay içerisinde ilerleme olacağını görebilirse ve yeni Genel Sekreter kendisinden talep ederse, cevabının evet olacağını ancak hızın geçirdiğimiz yıldaki gibi olması halinde hayır” diyeceğini söyledi.
Olası ardılına tavsiyesi olup olmadığı sorulduğunda, Ankara’nın Güney Kıbrıs’ta 2028 başkanlık seçimlerinden önce yeni bir temsilci atanmasını kabul etmeyeceğine dikkat çeken Holguin, “Şu ana kadar ilerlemenin önündeki en büyük engel neydi?” sorusuna da, “Zannederim iç politika. Her zaman seçimler var. Her iki tarafın da siyasi irade göstermesi ile bir şey başarılabileceğinden eminim.” cevabını verdi.
Gazetenin “Bu, siyasi irade yok mu demek?” sorusuna karşılık “Evet” cevabını veren Holugin, “Kıbrıslı Rumlar, bu süreçten bir şey elde etmek isteseler, başkanlık seçimlerini biraz ötelemeyi düşünebilirlerdi.” dedi.
Holguin: “İlerlemenin önündeki en büyük engel iç siyaset ve seçimler” yazısı ilk önce Nokta Kıbrıs üzerinde ortaya çıktı.






