Azerbaycan’da okullarda başörtüsü yasağı tartışması büyüyor. Tartışma, Türkiye-Azerbaycan arasında da gerileme neden oldu. Peki Azerbaycanlılar yasakla ilgili ne düşünüyor?
Azerbaycan’da devlet okullarındaki yeni kıyafet düzenlemesi nedeniyle başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin derslere alınmaması tartışmalara yol açıyor.
Türkiye de ülkede yaşananlara kayıtsız kalmadı ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesini kabul edilemez bulduğunu belirterek “Eğitim hakkı hiçbir ideolojik dayatmaya kurban edilemez” dedi. AKP Bursa Milletvekili Müfit Aydın da uygulamanın sona erdirilmesini istedi.
AKP Sözcüsü Ömer Çelik ise 7 Ekim’de konuyla ilgili soruya yanıt verirken iki ülke arasında siyasi gerilime izin vermeyeceklerini söylemiş, Azerbaycan’ı hedef alan bazı grupların parti veya hükümetle bağlantısı olmadığını belirtmişti.
Türkiye’den gelen eleştirilere Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in liderliğini yaptığı iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi’nden (YAP) de yanıt geldi. Türkiye’deki iktidar çevrelerini Azerbaycan’ın içişlerine müdahale etmekle eleştiren YAP, “AKP iktidarını bu zararlı siyasetten kaçınmaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.
Azerbaycan’da okullardaki başörtüsü yasağı tartışması 21 Eylül’de kabul edilen bir düzenlemeye dayanıyor. Bu düzenlemede aslında öğrenciler için açık bir başörtüsü yasağı öngörülmüyor. Ancak bazı okul yönetimlerinin kıyafet kurallarını bu yönde uygulaması, eğitim hakkına ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi.
Başörtülü öğrencilerin okullara alınmadığına ilişkin görüntüler sosyal medyada yayıldı ve bazı öğrencilerin de arkadaşları ve öğretmenleriyle dayanışma amacıyla derslere katılmadığı bildirildi. Azerbaycan İçişleri Bakanlığı da 12 Ekim’deki açıklamasında kıyafet kurallarının uygulanması sırasında yaşanan olaylarla bağlantılı olarak 37 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
Peki Azerbaycanlılar başörtüsü tartışması ile ilgili ne düşünüyor? Ülkede tam olarak tam olarak neler yaşanıyor? DW Türkçe’nin ulaştığı bazı Azerbaycanlılar sorularımızı yanıtladı. Ancak yasağa karşı çıkanlar ise sorularımızı yanıtlamaktan çekindi.
“Bazıları eve gitti, bazıları başörtüsünü çıkardı”
Bakü’de 40 yıldır edebiyat öğretmenliği yapan M.C. uygulamayı başörtüsü yasağı olarak değil okul üniforması zorunluluğu ile açıklıyor. Okul üniforması kurallarına uyulması gerektiğini söyleyen öğretmen, başörtülü çocukların okullara alınmamasına ilişkin paylaşılan görüntüler hakkında ise şu şekilde konuştu:
“Konu başörtüsü değildir, okul üniformasına yönelik karardır. Biz de bu karar verildiğinden beri başörtülü çocukları almıyoruz okula. Bu kararda devlet kanunlarına uygun olarak okul formasının giyilmesi isteniyor ama bazı aileler bunu kabul etmiyor. Başörtüsüyle gelen çocuklar olunca onlara kıyafet kurallarını anlatıyoruz. Çocukların içinden başını açmak istemeyenler, başörtüsünü çıkaranlar ya da evde eğitim görmek isteyenler de oluyor.”
Başörtüsü takma kararının yetişkinlikte verilmesi gerektiğini savunan öğretmen, çocukların başörtüsünün anlamını bilmediğini belirterek sözlerini sürdürdü:
“Başörtüsünün anlamını sorduğum çocuklar bana ‘Bilmiyorum’ diye cevap veriyor. Yetişkin kadınlar başörtüsü konusunda kendi kararlarını verebilir ama çocuklar veremezler. Erdoğan’ın eşi başını örtebilir ama bu çocuklar daha küçük.”
“Bizim ülkemizde din ve devlet ayrıdır”
İki çocuk velisi D.A. ise tartışmanın ülke genelinde bir başörtüsü yasağı varmış gibi yansıtılmasına karşı çıktığını belirtti. DW Türkçe’ye konuşan D.A., uygulamaya yönelik eleştirilere şöyle cevap verdi:
“Bizim ülkemizde devlet ve din ayrıdır. Okulda başörtüsü olmaz. Eğitim kurallarına herkes tabi olmalıdır. Eğer din ile devlet ayrıysa, din devlete karışmamalıdır.”
Okul yönetimlerinin öğrencilerden üniformaya uygun giyinmelerini istediğini belirten D.A. “‘Azerbaycan’da başörtüsü yasaktır’ diye bir şey çıkardılar, bu doğru değil. Okulların forma kuralları var. Müdürler de ‘Okul formanıza uyum sağlayın’ diyor” ifadelerini kullandı.
Göytürk: Çocukların beynini şeriat ile doldurmasınlar
Azerbaycanlı araştırmacı yazar Aida Eyvazlı Göytürk ise devletin okul kıyafetini belirleme yetkisini savundu. DW Türkçe’ye konuşan Göytürk, Azerbaycan’da yaşayan her vatandaşın devletin kurallarına uymak zorunda olduğunu söyledi:
“Azerbaycan şeriat veya Arap Bedevi kanunlarıyla yönetilmez, sivil dünya kanunlarıyla yönetilir. Çocuklar, sivil dünyaya sivil baksınlar. Çocukların beyinlerini şeriat fikirleri ile doldurmasınlar çünkü biz bu vatanı yobazlara vermeyeceğiz.”

Tartışmayı Azerbaycan’ın bağımsızlığından sonra ülkeye şeriat kurallarını getirmek isteyen çevrelerle ilişkilendiren Göytürk, “Bizi eleştirirken biraz düşünün” sözleriyle ailelere seslendi:
“Biz İslami değerlere, kanunlarımız çerçevesinde hürmet ederiz çünkü Azerbaycan sivil bir devlettir. Çocuklarınız, okulun dışında istedikleri yerde başörtülerini örtebilirler.”
Başörtüsü yasağını eleştiren bir veli konuşmaktan çekindi
Bu haber için, okullardaki başörtüsü yasağına ilişkin bu karara karşı çıkan bir veli ile daha irtibata geçildi ve görüşme gerçekleştirildi. Ancak veli, haber yayınlanmadan önce röportajını geri çekti.
Bu nedenle başörtüsü yasağına karşı çıkan velinin görüşlerine bu haberde yer verilememiştir.
Din ve ifade özgürlüğü eleştirisi
Öte yandan uluslararası Azerbaycan İnsan Hakları (Human Rights Azerbaijan) adlı bir sivil toplum kuruluşu Azerbaycan’daki gözaltıların din ve ifade özgürlüğü açısından soru işaretleri doğurduğunu belirtti.
Örgüt, yetkililerin protestolara müdahalesinin ölçülülüğü açısından soru işaretleri doğurduğunu kaydettiği açıklamasında “Gözaltına alınan birçok kişinin hukuki durumu ile avukatlarına ve aile üyelerine erişimi hakkında ayrıntılı bilgi henüz kamuoyuyla paylaşılmadı” ifadelerini kullandı.
ABD merkezli Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) de 12 Ekim’de yayımladığı açıklamada kısıtlamaların kaldırılmasını istedi.
Mevzuatta başörtüsü açıkça yasaklanmıyor
Azerbaycan Bakanlar Kurulu’nun 21 Eylül’de aldığı 309 sayılı karar, devlet okullarında öğrenci kıyafetlerini düzenleyen 17 Mart 2022 tarihli kuralları değiştiriyor.

Düzenleme, okul üniformasının bütünlüğünü bozan ve eğitimin laiklik ilkesiyle bağdaşmayan ek kıyafet unsurlarına izin vermiyor. Ancak metinde başörtüsü adıyla yasaklanmadığı gibi öğrencilerin derslerden uzaklaştırılmasını açıkça öngören bir yaptırım da bulunmuyor.
6 Ekim’de öğretmenler için kabul edilen 325 sayılı karar da kıyafetlerin laiklik ilkesine uygun olmasını istiyor. Her iki düzenleme, Temmuz ayında Genel Eğitim Kanunu’nda yapılan değişikliklere dayanıyor.
Tartışmanın geçmişi 2010’a uzanıyor
Azerbaycan’da okul üniforması gerekçesiyle başörtüsüne getirilen kısıtlamalar 2010’da da protestolara yol açmıştı.
Dönemin Eğitim Bakanı Misir Merdanov, öğrencilerin okulda üniformaya uyması gerektiğini, okul dışında istediklerini giyebileceklerini açıklamıştı. 2011 ve 2012’deki gösterilerde de gözaltılar yaşandı.
Azerbaycan Anayasası’nın 18’inci maddesi devlet eğitim sisteminin laik niteliğini düzenliyor. Aynı anayasanın 42’nci maddesi ise eğitim hakkını, 48’inci maddesi ise vicdan ve din özgürlüğünü güvence altına alıyor.
Okullarda başörtüsü yasağı: Azerbaycanlılar ne diyor? yazısı ilk önce Nokta Kıbrıs üzerinde ortaya çıktı.






